Lujo Bodrum

20 mayis 2018 yilinda Bodrum’da yeni urun olarak start veren Lujo Bodrum hizli adimlarla kendisini tanitmayi ve ses duyurmayi basladi…

2018 yili sezonuna guzel ses getiricek bu urun hizmet ve kalitesiyle de siz degerli misafirleri agirlamaktan memnuniyet duyacaktir !! Bodrum severlere duyurulur … 😉✌️

Her yeni urun ve konaklama ve lokasyonlar icin ayni zamnda da otellerin detaylari icin bizleri takip edin bakarsiniz sizler icin, deniz olur kum olur gunes olur 😉

📍

#turizmisev #easytraveltr #adnanuzan #geziyorum #tatil #gezi #gezmece #yollarda #gezinti #Travel #Holidays #Trip #Traveling #Travelgram #Traveldiaries #Likesreturned #TopLikeTags #travelling #traveltheworld #travelblog #Travelbug #Travelingram #Traveler #Travels #Travelphotography #Likesforlikes #Instatravel #instatraveling #travelph #traveladdict

@lujohotel @ahmettyildizz__

Reklamlar

Kapadokya

Yeraltı şehri, Kapadokya bölgesinin en ilginç kültürel zenginliklerinden biri olan çeşitli büyüklükteki yeraltı yerleşimleri 150-200 civarındadır. Ancak 25.000 km² bir alanı kaplayan Kapadokya bölgesinin bütün kasaba ve köylerinde büyüklü ve küçüklü kaya yerleşimi bulunduğundan bu sayı daha da artabilir. Bu kaya yerleşimlerinin büyük bir kısmı yumuşak volkanik tüfün aşağıya doğru derinlemesine oyulmasıyla inşa edilmişlerdir. Oyma esnasında oluşan alet izlerinden yapım teknikleri hakkında henüz yeterli bir bilgiye sahip değiliz.

📍

Yeraltı şehirleri kavramı oldukça yaygın olarak kullanıldığından ve bazılarının 30.000 kişiyi barındırabilecek büyüklükte olmasından dolayı bir kısmını ‘Yeraltı Şehri’ olarak daha küçüklerini ise ‘Yeraltı Köyü’ olarak adlandırmak mümkündür.

📍

Kapadokya Bölgesi, geçmişte sık sık çeşitli saldırılara maruz kaldığından, bu şehirlerin yapılış amacı, daha çok tehlike anında halkın geçici olarak sığınmasını sağlamaktır.

Kapadokya Bölgesi’nde Prehistorik Döneme ait yerleşimler bulunmasına karşın bunların yeraltı şehirleri ile ilişkili henüz tam olarak saptanamamıştır. Ancak Prehistorik Dönem insanlarının hiç olmazsa birkaç odadan ibaret yapay kaya sığınaklarında barınmış olmaları gerekmektedir.

📍

Orta ve Geç Tunç Çağı’na ait kaya kabartmalarının ve yazılı anıtların bölgede sıkça bulunması, ayrıca Hitit şehirlerindeki savunma sisteminde Potern adı verilen yeraltı geçitlerine sıkça rastlanması ve ustaca yapılması nedeniyle yeraltı şehirlerinin yapımında ya da genişletilmesinde Hititlerin de katkısı olduğu kanısı güçlenmektedir.

Genel içinde yayınlandı

Bodrum…

Bodrum’un antik çağdaki adı ‘Halikarnassos’dur. Türkçe ‘Halikarnas’ olarak okunmuştur. Aziz Petrus Kalesi (Castle of St. Peter) adı verilen kale ile birlikte şehrin Aziz Petrus’a adanmasıyla şehre ‘Petrium’ adı verilmiştir. Bu isim zaman içerisinde önce ‘petrum’ sonra ‘potrum’ ve en sonunda ‘Bodrum’ olarak söylenir olmuştur.

🎄🎄🎄

Bodrum was a quiet town of fishermen and sponge divers until the mid-20th century; although, as Mansur points out, the presence of a large community of bilingual Cretan Turks, coupled with the conditions of free trade and access with the islands of the Southern Dodecanese until 1935, made it less provincial. The fact that traditional agriculture was not a very rewarding activity in the rather dry peninsula also prevented the formation of a class of large landowners. Bodrum has no notable history of political or religious extremism either. A first nucleus of intellectuals started to form after the 1950s around the writer Cevat Şakir Kabaağaçlı, who had first come here in exile two decades before and was charmed by the town to the point of adopting the pen name Halikarnas Balıkçısı (‘The Fisherman of Halicarnassus’).

Genel içinde yayınlandı

Gündoğumu

Her yeni günde böyle oturur bekler insanoğlu yeni umutlarını kurduğu hayallerinin gerçekleşmesini … Bekler bekler durur taa ki bir gün güneş onun içinde doğana kadar !

Yalnızdırda insan aslın da, yalnız ama bir o kadar güçlü…

📍

Neden biliyormusunuz? Çünkü yeni gün ve hep her yeni o günle doğan umutları vardır …

📍

Ben bu japon misafirimizin bu karesini çekerken bu sabah bunları düşündüm aslında.

📍

Saat 7 suları gündoğumu… Bu güzel şehrin tadını böyle insanlar çıkartıyor işte, taaa japonyalardan kalk sabah 6 da otelin terasında otur gün doğumunu bekle,kendini dinle..

Hangimizin aklına gelir bu keyif?

♦️

#turizmisev #easytraveltr #adnanuzan #geziyorum #blogger #turizmdennotlar #yollarda #gezinti #Travel #Holidays #Trip #Traveling #Travelgram #Traveldiaries #Likesreturned #TopLikeTags #Travelling #Traveltheworld #Travelblog #Travelbug #Travelingram #Traveler #Travels #Travelphotography #Likesforlikes #Instatravel #Instatraveling #Travelph #Travelpic #traveladdict

Genel içinde yayınlandı

Sultanahmet

Günümüze çok az kalıntıları kalan Bizans devri önemli yapıları ve abideleri Hipodrom çevresinde inşa edilmişti. “Büyük Saray” diye bilinen İmparatorluk Sarayı Hipodromun yanından başlar, aşağılara, deniz kenarına kadar uzanırdı. Bu Saraydan günümüze bir büyük salonun yer mozaik panosu gelebilmiştir. Şehrin en önemli meydanı Agusteion ve burası ile cadde arasında Milerium zafer takı bulunurdu. Cadde, Roma’ya kadar uzanan yolun başlangıcı idi ve ilk kilometre taşı da buradaydı. Hamamlar, mabetler, dini, kültürel, idare ve sosyal merkezler bu civara yerleşmişlerdi. Semt Bizans ve Türk devirlerinde de merkezi önemini devam ettirmiştir. İstanbul’un en önemli abideleri Ayasofya, Sultan Ahmet Camii, Türk ve İslam Eserleri Müzesi, Yerebatan Sarnıcı burada, Hipodromun çevresindedir. Şehrin ana caddeleri (aşağı limana inen ve batıya şehir surlarına doğru gidenler) Hipodromdan başlar ve yamaçları takip ederdi. Yol kenarları ticari kuruluşlar ve ikâmetgâhlarla çevrili idi. Yan yollar dar ve bazıları basamaklarla yokuş aşağı uzanırlardı. Anayol kaldırımları bazen iki katlı, galerili inşa edilmişlerdi.

Roma İmparatorluğu ve sonradan Bizans İmparatorluğu devrinde hipodrom şehrin toplantı, eğlence, heyecan ve spor merkezi olarak 10. yüzyıla kadar önemini sürdürmüştü. Araba yarışları yanında, müzisyen toplulukları, dansözler, akrobatlar, vahşi hayvanlarla kavga gösterileri, toplantılar yapılırdı. Bütün bu faaliyetler için ise Roma devrinde bol tatil günleri mevcuttu.

Hipodrom Bizans döneminde devlete karşı ayaklanmaların da merkezi olmuştur. İustianus’un saltanatında gerçekleşen Nika Ayaklanması bunlardan biridir ve komutan Belisarios’un yine burada kıstırdığı ayaklanmacılardan 30.000 kadarını öldürmesiyle bastırılmıştır. Daha sonra 1185’te İmparator Andronikos Komnenos‘un linç edilmesi de burada olmuştur.

🎄

Although the Hippodrome is usually associated with Constantinople’s days of glory as an imperial capital, it actually predates that era. The first Hippodrome was built when the city was called Byzantium, and was a provincial town of moderate importance. In AD 203 the Emperor Septimius Severus rebuilt the city and expanded its walls, endowing it with a hippodrome, an arena for chariot races and other entertainment.

In AD 324, the Emperor Constantine the Great decided to move the seat of the government from Rome to Byzantium, which he renamed Nova Roma (New Rome). This name failed to impress and the city soon became known as Constantinople, the City of Constantine. Constantine greatly enlarged the city, and one of his major undertakings was the renovation of the Hippodrome. It is estimated that the Hippodrome of Constantine was about 450 m (1,476 ft) long and 130 m (427 ft) wide. Its stands were capable of holding 100,000 spectators.

The race-track at the Hippodrome was U-shaped, and the Kathisma (emperor’s lodge) was located at the eastern end of the track. The Kathisma could be accessed directly from the Great Palace through a passage which only the emperor or other members of the imperial family could use. The Hippodrome Boxes, which had four statues of horses in gilded copper on top, stood at the northern end; and the Sphendone (curved tribune of the U-shaped structure, the lower part of which still survives) stood at the southern end. These four gilded horses, now called the Horses of Saint Mark, whose exact Greek or Roman ancestry has never been determined, were looted during the Fourth Crusade in 1204 and installed on the façade of St Mark’s Basilica in Venice. The track was lined with other bronze statues of famous horses and chariot drivers, none of which survive. The hippodrome was filled with statues of gods, emperors and heroes, among them some famous works, such as a Heracles by Lysippos, Romulus and Remus with their wolf and the Serpent Column of the Plataean tripod. In his book De Ceremoniis (book II,15, 589), the emperor Constantine Porphyrogenitus described the decorations in the hippodrome at the occasion of the visit of Saracen or Arab visitors, mentioning the purple hangings and rare tapestries.

Genel içinde yayınlandı

Sultanahmet Camii

Sultanahmet camiinin tasarımı Osmanlı cami mimarisi ile Bizans kilise mimarisinin 200 yıllık sentezinin zirvesini oluşturur. Komşusu olan Ayasofya’dan bazı Bizans esintileri içermesinin yanı sıra geleneksel İslami mimari de ağır basar ve klasik dönemin son büyük camisi olarak görülür. Caminin mimarı, büyük usta Mimar Sedefkar Mehmet Ağa’nın “boyutta büyüklük, heybet ve ihtişam” fikirlerini yansıtmada başarılı olmuştur.

📍

After the Peace of Zsitvatorok and the crushing loss in the 1603–1618 war with Persia, Sultan Ahmet I, decided to build a large mosque in Istanbul to reassert Ottoman power. It would be the first imperial mosque for more than forty years. While his predecessors had paid for their mosques with the spoils of war, Ahmet I procured funds from the Treasury, because he had not gained remarkable victories.

It caused the anger of the ulema, the Muslim jurists. The mosque was built on the site of the palace of the Byzantine emperors, in front of the basilica Hagia Sophia (at that time, the primary imperial mosque in Istanbul) and the hippodrome, a site of significant symbolic meaning as it dominated the city skyline from the south. Big parts of the south shore of the mosque rest on the foundations, the vaults of the old Grand Palace.

Genel içinde yayınlandı

Abant

Abant gölü İstanbul-Ankara karayoluna oldukça yakın olması nedeniyle yoğun olarak kullanılmaktadır. Gölün etrafında oteller ve restoranlar mevcuttur. Göl çevresi eğlence, dinlenme, spor, avcılık ve piknik yapmaya uygundur. Kamp alanları mevcuttur. Gölü çevreleyen asfalt yol gezinti amacıyla kullanılır. Dört adet günübirlik pinkik alanı yer alır. Samat yaylası yakınlarında günde 330 çadırın kullanabileceği kamp alanı bulunur.

📍

Çevredeki alıç, böğürtlen, kuşburnu, çilek, mantar ve dağ çilekleri gibi bitkilerden yararlanılır. Göl çevresinde alabalık ve geyik üretim istasyonları yer alır. Alabalık yavruları göle bırakılır. Geyikler yetiştikten sonra doğaya bırakılır.

🎄

The lake covers an area of 1.28 km (0.49 sq mi) and its deepest spot is 18 m (59 ft). The lake area has two large hotels in the immediate vicinity of the shores, as well as other amenities and services for visitors, who sometimes alternatively opt for the family guesthouses available in the nearby town of Mudurnu 18 km to the south. To the north of the lake, at a distance of 8 km (5.0 mi) from Bolu city, is the main campus of Abant Izzet Baysal University.

📍

European black pine, Scots pine, oaks, ashes, hornbeams, willows, junipers, tamarisks, hazels, common medlar, and strawberry trees are among the tree species that make up the lake’s woodlands, and there are wild boars, fallow deer, roe deer, red deer, brown bears, wolves, red foxes, jackals and rabbits in the surrounding forests, which makes the lake a prized location for hunters during the season. The lake is inhabited by the Abant trout Salmo abanticus, a (sub)species of trout which is strictly endemic to this lake only.

Genel içinde yayınlandı

Abant, Bolu

Abant Gölü yeraltında meydana gelen tektonik çöküntüler sonucunda büyük taş bloklarının vadiyi doldurmasıyla oluşmuştur. Deniz seviyesinden yüksekliği 1328 m. yüzey genişliği 1.25 km² olup maksimum 18m. derinliktedir. Tektonik kökenli göl Kuzey Anadolu fay hattında bulunmaktadır. Abant Gölü’nü dağlardan gelen kar suları ve bir iki küçük dere beslemektedir. Gölden dışarı taşan temiz ve doğal su Dirgene Çayı’dır (Atıcı ve Obalı 2002). Abant Gölü çevresinde sıralanan dağların zirveleri tabiat parkının sınırlarını oluşturmaktadır. Tabiat parkının en yüksek noktası 1794m. ile Erenler Tepesi iken en düşük noktası 1328m. ile Abant Gölü seviyesidir (OBM,1991). Abant gölü kış aylarındaki hızlı hava soğumaları nedeni ile kıyıdan başlayarak tamamen donmaktadır.

🎄

Lake Abant (Turkish: Abant Gölü) is a freshwater lake in Turkey’s Bolu Province in northwest Anatolia, formed as a result of a great landslide. The lake lies at an altitude of 1,328 m at a distance of 32 km from the provincial seat of Bolu city. It is a favorite vacation and excursion spot for both Turkish and foreign travellers thanks to the natural beauty of its surroundings, which are covered with dense forests, and easy access by car (it is served by a 21 km road leaving from the İstanbul-Ankara motorway or the highway at the level of Mount Bolu, three hours’ drive from these two largest cities of Turkey). Lake Abant is a natural park.

📍

The lake covers an area of 1.28 km (0.49 sq mi) and its deepest spot is 18 m (59 ft). The lake area has two large hotels in the immediate vicinity of the shores, as well as other amenities and services for visitors, who sometimes alternatively opt for the family guesthouses available in the nearby town of Mudurnu 18 km to the south. To the north of the lake, at a distance of 8 km (5.0 mi) from Bolu city, is the main campus of Abant Izzet Baysal University.

Genel içinde yayınlandı

Bodrum,Mugla

Bodrumu ve yazi ozleyenlere gelsin …

Dünyanın Yedi Harikasından biri olan Mausoleum Halikarnassos şehrinde inşa edilmiştir. Depremler ve istilaların etkisiyle zamanla yıkılan mozolenin mermerden taşları Bodrum Kalesinin yapımında kullanılmıştır. Kaleyi 15. yüzyılda Hristiyan Şövalyeler inşa etmiştir. İnşaat 100 yıllık bir sürede tamamlanmıştır. Papa kalenin bitmesi için kalenin yapımında çalışanlara endülijans kâğıtları dağıtmıştır. Bodrum şehri Anadolu toprakları üzerinde en son ele geçirilen hristiyan toprağıdır. Şehir II. Mehmed zamanında kuşatıldıysa da ancak I. Süleyman’ın Rodos Seferi sırasında ele geçirilebilmiştir. Bodrum Kalesi bugün Dünyanın en büyük 2. Sualtı Arkeoloji Müzesi olarak hizmet vermektedir. Doğu Akdeniz’de ayakta kalan en sağlam kaledir. Bodrum şehri ise pek çok kültürel etkinliğe ev sahipliği yapmaktadır.

🎄

Halicarnassus (Ancient Greek: Ἁλικαρνᾱσσός, translit. Halikarnassós or Ἀλικαρνασσός Alikarnassós; Turkish: Halikarnas) was an ancient Greek city at the site of modern Bodrum in Turkey. Halicarnassus was founded by Dorian Greeks, and the figures on its coins, such as the head of Medusa, Athena or Poseidon, or the trident, support the statement that the mother cities were Troezen and Argos. The inhabitants appear to have accepted Anthes, a son of Poseidon, as their legendary founder, as mentioned by Strabo, and were proud of the title of Antheadae.

At an early period Halicarnassus was a member of the Doric Hexapolis, which included Kos, Cnidus, Lindos, Kameiros and Ialysus; but it was expelled from the league when one of its citizens, Agasicles, took home the prize tripod which he had won in the Triopian games, instead of dedicating it according to custom to the Triopian Apollo. In the early 5th century Halicarnassus was under the sway of Artemisia I of Caria (also known as Artemesia of Halicarnassus ), who made herself famous as a naval commander at the battle of Salamis.

Genel içinde yayınlandı